Deli Dünya : Bölüm 6 – Bilinmeyen Ziyaretçi Öncesi Günlük Hayat

Yazan Ujda Düzenleyen Fullbringerz. Keyifli okumalar…

Önceki Bölüm                                                                                        Sonraki Bölüm


Bensiz geçen zamanlar sıkıcıdır. Yazar ile geçen zamanlar ise çok sıkıcıdır. Onun her şeyi romantik bir üslupla anlatma becerisi oldum olası en nefret ettiğim yanı. Ben yokken geçen bölümde kendisiyle ilgili hiçbir şey anlatmadığına bahse girerim.

Yazar’ı sık sık ziyaret ettiğimden benimde onunla ilgili bildiğim tonla hikaye var. Kindarlık etmek gibi bir huyum olmadığından sadece son 1 yıl içindeki günlük hayatından örnekler vererek öfkemi dindirmek istiyorum.

Anlatacağım ilk hikaye ben kasabaya döndükten sonraki 2. ayda gerçekleşti. O günün öncesindeki gece şiddetli bir fırtına patlak vermişti. O gün kasabaya onlarca yıldırım düştü. Benim evim kasabadan uzakta olduğu için beni çok etkilemese de çıkardıkları sesler Leyla’yı çok korkutmuştu. Ne yaparsam yapayım onu sakinleştiremedim. En son yeni bir oyuncak vererek onu sakinleştirebileceğim aklıma geldi.

Normalde her kasabaya inişimde Leyla’ya bir oyuncak alırdım. Aldığım oyuncağı hemen vermezdim. Sabah kahvaltısını ve ödevlerini yaptığından emin olduğumda küçük bir öpücük karşılığı ona satardım ancak o gün hediyesini Yazar’ın evinde unutmuştum.

Fırtınada zorda olsa kasabaya inmeyi başardım. Yazar’ın kapısını çaldım. Fırtınanın çıkardığı gürültü nedeniyle olacak ki beni duymadı. Bende bunun üzerine evinin küçük bir sokak arasına bakan penceresinden evine sızdım. Pencere evin mutfağına aitti.

Evine bu şekilde sızılan herkes gibi onunda kızacağını bildiğimden en ufak ses çıkarmamaya özen gösterdim. Çoğu kişinin emin olduğu yerde ben şüpheciyimdir. Bu yüzden her ne kadar fark edilmeyeceğimden emin olsam da sessizlik sihrimi aktive ettim.

Oyuncağı bulmam çok kısa sürdü ama daha önce dediğim gibi bir sorun biterken diğeri başlar. Geri dönerken Yazar girdiğim pencerenin önündeydi. Anlaşılan evdeki esintiden rahatsız olmuştu. Pencereyi kapatmasıyla benim için heyecanlı dakikalar başlamıştı.

Önce nereye saklanacağımı düşünmeye başladım. Saklanacak yer bulamayınca heyecan yerini korkuya bıraktı. Bir süre sonra endişemin gereksiz olduğunu fark ettim. Anlaşılan Yazar akşam yemeği hazırlıyordu. Bunu fark edince ön kapıdan çıkmayı düşündüm.

Merdivenlerden inince aşağıda bir misafir olduğunu fark ettim. Bu misafir güzel bir kadındı. Aslında güzel olduğu sadece bir tahmin ama arkasından edindiğim izlenim bu yöndeydi. Her ne kadar sessizlik büyüsü kullansam da kapıyı biraz aralayınca bunu fark etti. Sanırım Yazar olduğunu düşündü. Seslenip kimseyi göremeyince yanıldığını zannedip bir daha seslenme gereği duymamıştı ama Yazar bunu fark edip aşağı kadının yanına indi.

Bende bu fırsattan yararlanıp mutfağa geri çıktım. Tam çıkacaktım ki Yazar’a bir şaka yapmaya karar verdim. Vücut devreleri vücuda işlenirken kullanılan bazı kimyasallar vardır. Bu kimyasalları hep yanımda taşırım. Kıyafetin iç cebinden çıkardığım birkaç kimyasalı karıştırıp şap elde etmek benim için oldukça kolay oldu. Tabi bu şapın yeri benim cebim değil Yazar’ın hazırladığı yemekti.

Yemeğe şapı kattıktan sonra mutfak penceresinden dışarı çıkıp pencereyi arkamdan kapattım ve olabildiğince hızlı bir şekilde evime döndüm.

Ertesi gün Yazar’ın evine normalden daha erken bir saate gittim. Kapıyı çok keyifsiz bir biçimde açtı. Yüzünde dün gece yaşadığı hayal kırıklığı vardı. Yaşadığı sorunun kalıcı olmasından korkması da cabası.

Devre mühendisliğiyle uğraşanlar özellikle de vücut devreleriyle uğraşanlar ileri düzeyde tıbbi bilgiye sahip olurlar. Yazar her ne kadar benimle bu konu hakkında konuşmak istemese de yaşadığı korku daha ağır basınca benden tavsiye istedi.

Bende ona bir ilaç verdim. Bunu 3 gün kullanmasını istedim. Eğer bunu 3 gün kullanırsan 4. gün hiçbir şeyin kalmaz deyince büyük bir mutlulukla ilacı kabul etti.

Aslında ona verdiğim ilaç dün yemeğine kattığım şaptı. Etkisi sadece 24 saat sürüyordu.

İşin en komik tarafıysa Yazar’ın 4. gün gelip bana tekrar tekrar teşekkür etmesiydi. Gülmeme engel olmak için inanılmaz bir çaba sarf etmiştim. Öyle ki Yazar benden uzaklaşınca gülmem tam 3 saat sürdü.

Bu şaka sonrası Yazar hala o mucizevi ilaçtan biraz daha vermem için sık sık beni sıkıştırıyor. Bu durum bende ilacın ayarını kaçırıp kaçırmadığım konusunda şüphe oluşturuyor. Hadi hayırlısı ne deyim. Bindik bir alamete gedeyok kıyamete.

Şu an yine Yazar’ın evine gidiyorum. Evin tamiratıyla ilgili kasabada işim var. Geceyi muhtemelen onun evinde geçireceğim. Allah’ım ne olur Yazar şu ilacı unutsun artık. Âmin. Bu muhabbet yüzünden her seferinde başımı ağrıtıyor.


Önceki Bölüm                                                                                        Sonraki Bölüm

Deli Dünya : Bölüm 6 – Bilinmeyen Ziyaretçi Öncesi Günlük Hayat” üzerine bir yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s